Konkordato Talebinin Reddi İflas Riski

 Mahkeme Hangi Durumlarda İflas Kararı Verir? (2026)

Konkordato, mali güçlük yaşayan borçluların borçlarını yeniden yapılandırmalarına ve ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmelerine imkân tanıyan önemli bir hukuki kurumdur.

Ancak konkordato başvurusunda bulunulması, borçlunun mutlaka mahkeme korumasından yararlanacağı veya konkordato projesinin tasdik edileceği anlamına gelmez.

İcra ve İflas Kanunu, konkordato talebinin reddedilmesine, geçici veya kesin mühletin kaldırılmasına ve belirli durumlarda borçlunun iflasına karar verilmesine ilişkin hükümler içermektedir.

Konkordato talebi neden reddedilir? Konkordato reddedilirse şirket iflas eder mi? Kesin mühlet hangi şartlarda kaldırılır?

Bu sorular, özellikle Giresun, Ordu ve Trabzon’da ticari faaliyet gösteren işletmeler bakımından da büyük önem taşımaktadır.

1. Konkordato Talebi Hangi Durumlarda Reddedilir?

Konkordato talebinin reddi, yargılamanın farklı aşamalarında ve farklı hukuki sebeplerle gündeme gelebilir.

Başlıca ret nedenleri şunlardır:

  1. Konkordato başvurusunda aranan kanuni koşulların bulunmaması.
  2. Gerekli belgelerin kanunda öngörülen şekilde sunulmaması.
  3. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesi.
  4. Borçlunun kanunda belirtilen yükümlülüklere aykırı davranması.
  5. Alacaklıların zararına hareket edildiğinin anlaşılması.
  6. Konkordato tasdiki için gereken şartların gerçekleşmemesi.

Bu nedenlerin her biri, farklı bir inceleme ve hukuki sonuç doğurabilir.

Özellikle konkordato talebinin geçici mühlet aşamasında reddedilmesi ile kesin mühlet sırasında reddedilmesi aynı usuli durum değildir.

2. Geçici Mühlet Aşamasında Konkordato Talebi Reddedilebilir mi?

Evet.

İİK m. 286 ve 287, konkordato başvurusu için gerekli belgeler ile geçici mühletin verilmesine ilişkin şartları düzenlemektedir.

Başvuru belgelerinin kanuna uygun şekilde sunulması, geçici mühlet bakımından önemli bir koşuldur.

Ayrıca geçici mühlet sırasında konkordatonun başarı ihtimali incelenir.

İİK m. 287 uyarınca 291 ve 292. maddelerdeki hükümler geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanmaktadır.

Dolayısıyla geçici mühlet verilmiş olması, borçluya kesin mühlet verileceğini garanti etmez.

3. Kesin Mühlet Verilmemesi Ne Anlama Gelir?

İİK m. 289 uyarınca mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde bir yıllık kesin mühlet kararı verilir.

Bu değerlendirmede konkordato komiserinin raporu, borçlunun mali durumu, alacaklı itirazları ve projenin uygulanabilirliği önem taşır.

Mahkemenin başarı ihtimalini yeterli görmemesi durumunda kesin mühlet talebi kabul edilmeyebilir.

Kesin mühlet verilmemesi, konkordato sürecinin devamını engelleyebilecek önemli bir karardır.

4. Kesin Mühlet Sırasında Konkordato Talebi Reddedilebilir mi?

Evet.

İİK m. 292, kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ve iflasın açılmasına ilişkin özel hükümler içermektedir.

İflasa tabi borçlular yönünden kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme, komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir.

Bu şartlar şunlardır:

A. Borçlunun Malvarlığının Korunması İçin İflasın Gerekli Olması

Borçlunun malvarlığının korunması bakımından iflasın açılması gerekli hâle gelmişse konkordatonun sürdürülmesi yerine iflas kararı gündeme gelebilir.

B. Konkordatonun Başarıya Ulaşamayacağının Anlaşılması

Konkordato projesinin uygulanamayacağının ortaya çıkması, kesin mühletin kaldırılması bakımından önemli bir sebeptir.

Örneğin projenin dayandığı gelir kaynaklarının gerçekleşmemesi, borçların ödenmesine yönelik gerçekçi bir planın bulunmaması veya işletmenin faaliyetlerini sürdürme imkânını kaybetmesi başarı ihtimalinin değerlendirilmesinde etkili olabilir.

Ancak her mali olumsuzluk kendiliğinden konkordatonun başarısız olduğu anlamına gelmez.

Mahkemenin somut mali verilere ve komiser raporuna göre değerlendirme yapması gerekir.

C. Borçlunun Komiser Talimatlarına Uymaması

Borçlunun, İİK m. 297’deki sınırlamalara veya komiserin talimatlarına aykırı hareket etmesi, kesin mühletin kaldırılmasına neden olabilir.

Özellikle mahkeme iznine tabi tasarrufların izinsiz gerçekleştirilmesi ciddi hukuki riskler doğurur.

D. Alacaklıları Zarara Uğratma Amacıyla Hareket Edilmesi

Borçlunun alacaklıların zararına olacak şekilde hareket ettiğinin anlaşılması da İİK m. 292 kapsamında değerlendirilir.

Konkordato kurumunun amacı, borçlunun malvarlığını alacaklılardan kaçırmasını sağlamak değildir.

Bu nedenle borçlunun dürüstlük ve kanuni yükümlülüklere uygun davranması önemlidir.

E. Borca Batık Şirketin Konkordato Talebinden Feragat Etmesi

İİK m. 292 kapsamında borca batık olduğu anlaşılan sermaye şirketi veya kooperatifin konkordato talebinden feragat etmesi de kanunda özel olarak düzenlenen durumlardandır.

Bu nedenle feragat işleminin sonuçları, şirketin mali durumu değerlendirilmeden ele alınmamalıdır.

5. Konkordato Talebi Reddedilirse Şirket Otomatik Olarak İflas Eder mi?

Hayır.

Konkordato talebinin reddi ile iflas kararı birbirinden farklı hukuki sonuçlardır.

Her ret kararı otomatik olarak iflas sonucunu doğurmaz.

Bununla birlikte İİK m. 292’deki şartların gerçekleşmesi hâlinde iflasa tabi borçlu hakkında ret ve iflas kararı birlikte verilebilir.

Ayrıca İİK m. 308 uyarınca konkordatonun tasdik edilmemesi durumunda mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir.

Borçlunun iflasa tabi olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması hâlinde ise mahkeme resen iflas kararı verebilir.

Bu nedenle konkordato başvurusu öncesinde yalnızca projenin tasdik ihtimali değil, başarısızlık durumunda doğabilecek iflas riski de değerlendirilmelidir.

6. Konkordato Projesi Alacaklılar Tarafından Kabul Edilmezse Ne Olur?

Konkordato projesinin kabul edilmesi için İİK m. 302’de belirtilen çoğunluklardan birinin sağlanması gerekir.

Kanunda iki alternatif çoğunluk düzenlenmiştir:

  • Kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunluk.
  • Kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk.

Bu çoğunlukların hesabında kanunda öngörülen oy hakkı ve alacak türüne ilişkin sınırlamalar dikkate alınır.

Gerekli çoğunluk sağlanmadığında projenin tasdik edilmesi bakımından temel bir şart eksik kalır.

Ancak alacaklıların projeyi kabul etmesi de tek başına tasdik sonucunu doğurmaz.

Mahkeme, İİK m. 305’teki diğer şartları da incelemek zorundadır.

7. Konkordato Tasdik Şartları Gerçekleşmezse Ne Olur?

İİK m. 305, konkordatonun tasdik şartlarını düzenlemektedir.

Mahkeme özellikle konkordato teklifinin iflas hâlinde elde edilebilecek muhtemel tutarla karşılaştırılmasını, borçlunun kaynaklarıyla orantılı olup olmadığını ve alacaklı çoğunluğunu değerlendirir.

Ayrıca kanunda belirtilen ödeme, teminat ve yargılama giderlerine ilişkin yükümlülükler de önem taşır.

Tasdik şartlarının gerçekleşmemesi hâlinde mahkeme konkordato talebinin reddine karar verebilir.

Bu aşamada ayrıca İİK m. 308’deki iflas koşullarının bulunup bulunmadığı incelenir.

8. Borçlunun Mali Durumu Düzelirse Konkordato Kaldırılabilir mi?

Evet.

Konkordato mühletinin kaldırılması her zaman borçlunun mali durumunun kötüleşmesi nedeniyle gerçekleşmez.

İİK m. 291 uyarınca konkordato talebiyle amaçlanan iyileşmenin kesin mühlet sona ermeden gerçekleşmesi de mühletin kaldırılmasına neden olabilir.

Bu durumda komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme, kanuni usulü uygulayarak kesin mühleti kaldırır ve konkordato talebinin reddine karar verir.

Bu ret sebebi, konkordatonun başarısızlığına dayanan ret sebeplerinden farklıdır.

Borçlunun ödeme gücünü geri kazanması sebebiyle konkordato korumasına ihtiyaç kalmaması, doğrudan iflas sonucunu doğuran bir durum değildir.

9. Konkordato Talebinin Reddi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvurulabilir mi?

İİK m. 293, konkordato sürecindeki bazı kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını düzenlemektedir.

Kesin mühlet değerlendirmesi sonucunda, hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebi reddedilirse borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir.

Bölge adliye mahkemesinin bu kapsamda verdiği karar kesindir.

Buna karşılık konkordato talebinin reddiyle birlikte iflas kararı verilmişse İİK m. 164 hükümleri dikkate alınır.

Dolayısıyla her konkordato ret kararına karşı aynı kanun yolu ve sürenin uygulanacağı düşünülmemelidir.

Kararın verildiği aşama ve hükmün kapsamı ayrıca incelenmelidir.

10. Konkordato Talebi Reddedildiğinde İcra Takipleri Ne Olur?

Konkordato mühleti sırasında borçlu, İİK m. 294 kapsamında önemli bir takip korumasından yararlanır.

Ancak konkordato talebinin reddi ve mühlet korumasının sona ermesiyle birlikte takip yasağının dayanağı da ortadan kalkabilir.

Bunun sonucunda alacaklıların icra takiplerine devam etmesi veya yeni takip başlatması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte ret kararıyla birlikte iflas kararı da verilmişse, münferit takiplerin durumu iflas hukukuna ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle yalnızca konkordato talebinin reddedildiği dosyalar ile ret ve iflas kararının birlikte verildiği dosyalar birbirinden ayrılmalıdır.

11. Konkordato Talebinin Reddi Nasıl Önlenebilir?

Konkordato talebinin reddedilmesi riskini azaltmak bakımından başvuru öncesi hazırlık önemlidir.

Özellikle;

  • Mali tabloların gerçekçi olması,
  • Alacaklı listesinin doğru hazırlanması,
  • Konkordato projesinin uygulanabilir ödeme kaynaklarına dayanması,
  • Şirketin ticari faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin incelenmesi,
  • Komiserin denetim ve talimatlarına uyulması,
  • Mahkeme izni gerektiren işlemlerde kanuni prosedürün takip edilmesi

önem taşımaktadır.

Ancak bu şartlara özen gösterilmesi, konkordatonun tasdik edileceğini garanti etmez.

Her konkordato dosyasının hukuki ve mali koşulları farklıdır.

12. Giresun, Ordu ve Trabzon’da Konkordato Talebinin Reddi ve Şirketlerin İflas Riski

Giresun, Ordu ve Trabzon’da faaliyet gösteren işletmelerin konkordato taleplerinde de İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.

Özellikle borçlunun faaliyet gösterdiği sektör, mali yapısı, banka borçları, rehinli alacakları ve ticari faaliyetlerinin devamlılığı konkordato projesinin uygulanabilirliğinin değerlendirilmesinde önem taşır.

Başvuru öncesinde yalnızca geçici mühlet elde edilmesinin hedeflenmesi yeterli değildir.

Konkordato korumasının sona ermesi veya projenin reddedilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçların da önceden değerlendirilmesi gerekir.

Konkordato Reddi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Konkordato reddedilirse şirket kapanır mı?

Her konkordato reddi otomatik olarak şirketin kapanması veya iflası anlamına gelmez. Somut olayda iflas koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

Kesin mühlet verilmiş bir şirket daha sonra iflas edebilir mi?

Evet. İİK m. 292’de belirtilen şartlar oluşursa kesin mühlet kaldırılarak ret ve iflas kararı verilebilir.

Alacaklılar konkordatoyu kabul etmezse ne olur?

Kanuni çoğunluğun sağlanmaması, konkordato tasdiki için gerekli şartlardan birinin gerçekleşmemesi sonucunu doğurur.

Konkordato komiserinin olumsuz raporu iflas için yeterli midir?

Komiserin raporu önemlidir; ancak mahkeme kanuni koşulları değerlendirerek karar verir.

Konkordato reddine karşı kanun yoluna başvurulabilir mi?

Kararın türüne göre kanun yolu mümkündür. Uygulanacak süre ve usul, kararın hukuki niteliğine bağlıdır.

Sonuç: Konkordato Başvurusu İflas Riskini Ortadan Kaldırmaz

Konkordato, ekonomik güçlük yaşayan borçlular bakımından önemli bir hukuki koruma mekanizması olmakla birlikte, her başvuru tasdik kararıyla sonuçlanmaz.

Mahkeme, konkordatonun başarı ihtimalini, alacaklıların haklarını ve borçlunun kanuni yükümlülüklere uygun davranıp davranmadığını değerlendirir.

Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun yükümlülüklerini ihlal etmesi veya tasdik şartlarının gerçekleşmemesi durumunda ret kararı verilebilir.

Belirli kanuni koşullar altında ret kararıyla birlikte iflas kararı verilmesi de mümkündür.

Bu nedenle konkordato başvurusu, yalnızca borçların ertelenmesini sağlayacak geçici bir işlem olarak değil, bütün hukuki ve mali sonuçlarıyla değerlendirilmesi gereken kapsamlı bir süreç olarak ele alınmalıdır.

İlgili Makaleler

Hukuki dayanak: İİK m. 286, 287, 289, 291, 292, 293, 294, 297, 302, 305 ve 308.

Hazırlayan: Avukat Dilek Taş Delice Hukuk Bürosu

1 Yorumlar

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir